http://yurtgazetesi.com.tr ve http://toplumsal.com.tr haber sitesi yazarı "Evrim ve Bitmeyen Kapışma" ile "Eğitimde Çöküş - İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları" yazarı

Yeni eğitim-öğretim yılına girdiğimiz bu günlerde iktidarın eğitimde zoraki imam-hatipleştirme çabalarını ve bunun sonuçlarını ele aldım.

Bakan Ziya Selçuk İmam Hatiplerin çok başarılı olduğunu söylese de devletin raporları tam tersini ortaya koyuyor. Tüm okul türlerinde İmam-Hatipler her alandaki başarıda sürekli en sonda yer alıyor. Öğrenciler ve aileler bu okullara zorlanıyor ama İmam Hatip kontenjanları hiç dolmuyor. Diğer Anadolu liselerinde aşırı doluluk yaşanırken bu eşitsiz eğitim sisteminde mağdur edilen gençler ve aileler görmezden geliniyor.

*

İnönü Üniversitesinde geçen hafta düzenlenen 16’ncı İmam Hatipliler Kurultayı’nda konuşan Bakan Selçuk, imam hatipleri “dava” olarak değerlendirip bu davaya katkı sunanlara, bayrağı taşıyanlara teşekkür ederek “5 bin 214 imam hatip okulunda 1 milyon 300 bin civarında öğrenci bulunuyor. 2019 Yükseköğrenim Kurumları Sınavı-YKS’de ilk binde 130 imam hatipli öğrencimiz başarıya imza attı.” ifadelerini kullandı.

Bakan olarak ilk atandığında seküler kesimin de umutlandığı MEB Bakanı Ziya Selçuk “İmam hatip okulları Türkiye’deki oranın daha üzerinde bir oranda yüksek başarı gösteriyor” diyerek gerçeği doğrudan tahrif ediyor. Bakanın bahsettiği, YKS’de ilk bindeki öğrencilerin oranının yüzde 13 olması İH okullarının başarısı değil, ortaokulu bitiren en başarılı dilimdeki öğrencilerin TEOG ve LGS sınavlarında en iyi dereceleri almalarına rağmen, İHL’lere mecbur bırakılmasından kaynaklanmaktadır. Tüm teşvik ve zorlamalara karşın İmam Hatip okullarına kayıt sayısı her yıl düşmekte; Fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerine ise rağbet artmaktadır.

2019 Ortaokuldan liseye geçiş (LGS) tercih rehberindeki toplam 1526 lisenin 605’i Anadolu lisesi. Bu Anadolu liselerinin yüzde 56’sı İHL iken, düz Anadolu liseleri oranı daha az; yüzde 44. Bu okulların kontenjanlarına bakınca, İHL’lere 28.830 öğrenci, daha az sayıdaki Anadolu liselerine ise çok daha fazla, 42.100 öğrenci kontenjanı ayrıldı.

Yani, Anadolu liselerinin sayısı İHL’lerden daha az iken, kontenjanı 2 kat daha fazla tutulmuş ama bu bile talepleri karşılamıyor. İHL kontenjanlarını (talep olmadığı için) düşük tutuyorlar, sonra da “kontenjanlar doldu” açıklaması yapıyorlar. İHL ‘lilere çok yüksek sayıda ve donanımlı okullar sunulurken, diğer liselerde öğrenciler dolu sınıflarda sıra aralarında iskemlelerde ders almaya mahkûm bırakılıyor.

Tüm bu eşitsizliklere rağmen gençler ve aileler kontenjanın 2-3 katı dolu Anadolu Lisesi sınıflarında eğitime razı olup İHL’lere fazla rağbet göstermiyorlar, peki neden? Bu rasyonel tespiti biraz açacağım.

ZORAKİ İMAM HATİPLEŞTİRME

Kamuoyunca bilinen en yakın örnek, Kars Sarıkamış’ta yaşayan LGS’den 500 tam puan alan ikizlerden Adil Karadağ’ın Ankara Fen Lisesi’ni istemesine rağmen Kartal İmam Hatip Lisesi’ne yerleştirilmesi oldu. Besleme havuz medyası bu olayı “Karslı ikizler İmam Hatibi tercih etti” diye açıktan yalan haber yaptı.

Ülkenin en zeki ve gelecek vadeden gençlerini çeşitli düzenlemelerle ve zorla İHL’lere mecbur bırakırsanız, 10-15 kişilik sınıfları, üst düzey donanımları ve çeşitli burs promosyonları ile İHL’leri parlatıp bir de mütedeyyin aileleri “çocuğunuz hem iyi bir eğitim alacak hem de dinini öğrenecek” diye ikna ederseniz, YKS’de ilk bindeki öğrencilerin yüzde 13’ünün İmam Hatipli olmasına övünebilirsiniz. Oysa bu istatistik oyunları, başarı ortalamalarında tüm okullar içinde İmam hatiplilerin döküldüğü gerçeğini gizleyemiyor. “Eğitimde Çöküş” kitabımda ayrıntılı olarak ele aldığım imam hatiplerin başarı düzeyine kısaca bir bakalım.

İMAM HATİPLER AÇIK ARA DÖKÜLÜYOR

Yükseköğrenim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları; Liselere göre başarı oranında imam hatip liselerinin her zamanki gibi son sırada yer aldığını otaya koyuyor. 2017’de Fen Lisesi mezunlarının % 55’i, Anadolu Lisesi mezunlarını % 35’i bir lisans programına yerleşirken, İHL mezunlarının sadece % 17,9’u (her 5,5 İHL’liden 1’i) lisans tercihlerine yerleşebildi. 2018 yılında ise başarıları 2 puan da azaldı, İHL’lilerin ancak % 15,8’i (her 6,3 İHL’liden 1’i) lisans tercihlerine yerleşebildi.

İmam Hatip okullarında Arapça da öğreniyorlar ya bu gençler, bakalım ne kadar öğrenebilmişler. Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça yapılan Yabancı Dil Testi (YDT) sonuçları ortalamaları en düşük doğru cevap ortalaması Arapça’da.

2018’de YDT sınavında Arapça dışındaki dört dilde başarı ortalaması 100 üzerinden 37 iken (dil bilgisine güvendiği için bu sınava giren) İmam-Hatip liselilerin doğru cevap ortalaması 100 üzerinden sadece 14,6! Demek ki Arapça da öğrenemiyorlarmış.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın pozitif ayrımcılıklar uygulayarak en büyük bütçeleri ayırdığı imam hatipler, bakanlığın belirlediği hedeflere hiç ulaşılamadı. MEB’in Mart 2019’da yayımladığı faaliyet raporuna göre imam hatipler 2018’de de devamsızlık ve yılsonu başarısızlığında diğer okul türlerine göre başı çekti. MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından hazırlanan“2018 Yılı İdari Faaliyet Raporu” gerçekleri ortaya döktü.

Bakanlık raporuna göre imam hatipler devamsızlık, sosyal etkinliklere katılma ve kitap okuma hedefleri ve yılsonu başarı puanı ortalamasında “en başarısız okul türü” olarak dikkat çekti. Genel ortaöğretimde öğrencilerin yılsonu başarı ortalaması 76 olarak tespit edilirken, ortalaması 66.7 olan meslek liselerinin de gerisinde kalan imam hatiplerin yılsonu ortalaması 65.9’da oldu. Bakanlık raporunda; “2019’da Anadolu imam hatip liselerinde yerleştirme ve destekleme kursları kanalıyla yılsonu başarı puanı ortalamasının yükseleceği tahmin edilmektedir” şeklinde tesellinotu yer aldı.

MEB’in öğrencilerin sanat, bilim, kültür ve spor alanlarındaki faaliyetlerini artırmak alanındaki hedeflerinde de imam hatipler en geride kaldı. Genel ilkokul, ortaokul ve lise türlerinde öğrencilerin sosyalleştirilmesi için hedeflerde yüzde 80’in üzerinde bir başarı sağlanırken, imam hatip liselerinde bu oran yüzde 65’e, imam hatip ortaokullarında ise yüzde 54’e kadar düştü.

DAYATMA DİN EĞİTİMİ SONUÇ VERİYOR MU?

Din eğitimi çok önemseniyor ve ortaokuldan başlayarak çocuklara zorla öğretiliyor ya, bakalım öğretilebilmiş mi? Tüm Üniversite sınavına giren liseli öğrencilere uygulanan Alan Yeterlik Testinde Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden sorulan 6 soruya tüm öğrencilerin verdiği ortalama doğru cevap sayısı 2018’de 2 iken, 2019’da 1’e düştü. Yani, çocuklara tüm okullarda din ve ahlak bilgisinin de doğru düzgün öğretilemediği anlaşılıyor.

İ.H. Ortaokulu mezunları yüksek puanlar alabilsin ve nitelikli liselere girebilsinler diye Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş (TEOG) sınavları gitgide kolaylaştırılmıştı. 2016 yılı TEOG sınavında 1531 öğrenci tüm soruları doğru yaparken, 2017’de tam puan alan öğrenci sayısı 10 katına çıkarak 15 bin olmuştu. Buna rağmen arzu edilen başarı sağlanamayınca Cumhurbaşkanı’nın talimatı ile TEOG iki günde kaldırılmış, bu sefer de LGS konmuştu. Merak edenler bu detayları kitabımda bulabilirler.

Tüm başarısızlıklarına rağmen İmam-Hatiplilere nitelikli liselerde ve üniversitelerde (hak etmedikleri) yerleri açmak için ek katsayı vermeyi de düşünüyor olabilirler mi acaba? Şaka gibi gelebilir ama, iktidar sırf onlar için sistemi sürekli değiştirmedi mi? Aksi halde, eğitim karneleri hayli kırık İHL’lilere ülkenin geleceğinin emanet edilmesi projesinin hayata geçirilmesi pek kolay olmayacak gibi görünüyor.

Bu yazıyı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir