http://yurtgazetesi.com.tr ve http://toplumsal.com.tr haber sitesi yazarı "Evrim ve Bitmeyen Kapışma" ile "Eğitimde Çöküş - İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları" yazarı

İKTİDARI OKUYABİLMEK (1)

İki bölüm halinde yazığım bu konuyu ele aldığım videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz:

İçte ve dışta, bu oluşumların (bize anlatılan değil) gerçek sebep ve dayanaklarını doğru anlamak ve tahlil edebilmek önemlidir. Gelişmeleri doğru anlayabilecek, en doğru yakın gelecek için de doğru öngörülerde bulunabilme olanağını sağlar. Bugünün yaşadığımız tüm sorunların nedenleri sadece geniş halk kesimlerinde değil, gelişmeleri dikkatle takip ettikleri varsayılan, okuyan-yazan kesimlerin de akıllar biraz karışık sanki.

Böyle olunca yaşadığımız gelişmelerin tahlilleri gerçekçi gerçekçilamıyor. Ayarlanabilir Kanal İstanbul projesinde dünyaya gösteriş veya ABD çıkarları için ısrarlanmıştır, Libya’ya asker gönderme kararı için de İhvancı lider Sarraj’ın destekleyici amacı çıkartılıyor. Bu tür tali sebepler olsa da, iktidarın düşünme ve davranış sistematiği yeterince kavranamamışsa, karar alan asıl motivasyonlarının sebepleri tam olarak anlaşılamamış oluyor.

Baştan şu anahtar yaklaşımı kavramakta yarar var; ne kadar farklı gerekçeler üretilirse, iktidarın tüm eylem ve işlemlerinde temel amaç, asıl çıkış noktaları; iktidarlarının olabildiğine sürmesidir. Bu amaca hizmet etmeyecek hiçbir uygulama içine girmezler.

TÜM SORUNLAR BİRBİRLERİ İLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI

Gelişmeler arasında doğru bağlar kurabilme ve detaylı yorumlayıp gerçekçi çıkarımlar ve öngörüler üretme düşünce sistematiğine ‘analitik düşünme’ deniyor. Bilim, tarih, felsefe, sanat ve tüm disiplinlerde analitik düşünme sistematiği içindir insanlık bu günkü aşamasına erişebilmiştir. Bu bakımdan, ülkemizdeki gelişmeler ele alınacak en baştan, tüm sorunların birbirleri ile dorudan ilintili ve hepsinin dışında beklenen sonuçlar arasındadır. Çok sıkıntılı ekonomisinden onu daim sorunlu dış politikasına, çevre ve kent talanından toplumsal kutuplaşmaya, tüm sorunların sebeplerinden bir diğerinden bağımsız olarak ele alınıp tahlil edilemez.

Bu çerçeveden bakabilir, tüm uygulamalarının (kendi açılarından) bir takım zorunluluklardan kaynaklandığını göstermektedir. Ne yapıyorlarsa bilerek, isteyerek yapıyorlar ve yolun sonuna yaklaştıklarını gördükleri için sürekli el büyütmek zorunda hissediyorlar.

Mega inşaat projelerinin her defasında daha da megasını yaparak ekonomik çarkın dönmesini sağlamayı umut etmekten başka çareleri kalmadı, Kanal İstanul ‘da bu yüzden diretiyorlar. Libya’yı koymalarının da sebebi yine budur.

DUYGU SİYASETİ RASYONEL AKLA KARŞI

Olaylar ve gelişmeler arasında analitik bağlar kurmak, bunlardan doğru çıkarımlara varmak rasyonel akıl yürütme davranışıdır. Geniş toplumsal kitleler arasında rasyonel değillerdir. Kitle ve seçmen davranışlarının çok duygularıyla çoktan kavrayan siyaset bu toplumun daha çok duygularına seslenir, akıllarına değil.

İktidarlar ülkeyi yönetti kendileri için doğru gördükleri bir takım kararlar alırlar. Bu alınan kararların ve başvurunun uygulamalarının birçoğu değerlendirme ve toplumun yararına değil sadece iktidarlarının devamlılığı için olabilir. Ancak bu kararları halka açıklarken bazı inandırıcı gerekçeler üretmeleri gerekir.

Halkın bir kesimi için iktidarın anlattıkları yeterli şart. Ancak toplumun bir kesimi ise öyle kolay yoldan ikna olmaya hazır değildir, gerçek sebepleri sorgular ve akla-mantığa uymayan açıklamalara karşı; “İktidar bizim aklımızla alay mı ediyor” der. İktidar toplum ile belki de alay etmek niyetinde değil, ancak toplumun önemli bir kesimini yok saydığı söylenebilir. Yönetenlerin pek de ülke yararına olmayan icraatlarına ürettikleri gerekçeler, ayrıntılı sorgulayan kesimlere yönelik değil, iktidarlarının dayandığı seçmen kitlelerine yöneliktür.

“İSTESELER DE İSTEMESELER DE YAPACAĞIZ!”

İktidar kararını ve / veya uyguladığı bir mega yatırımı halka anlatırken Bu projeye neden gerek duyulduğunu, gerçek maliyetini, çevreye göre etkilerini, kamuya yararlarını, ekonomiye göre tasarlanmışlarını vb. uzun uzun anlatması gerekir.

Bu detaylara girmeniz gerekir, yani konu ekonomik-çevresel rasyonaliteler üzerinden açıklanmaya çalışmaktadır son derece makul, beklenen sorular da gelmeye başlar. “İhale içinde dünyadaki benzerlerinden neden kat kat fazla, neden tüm projeler hep ülkedeki birkaç müteahhide veriliyor, bu proje beklenen geliri sağlamazsa neden üstlenici firmanın riskini toplum olarak biz ödüyoruz, projenin çevreye olan zararları neden önemsenmiyor vb. ”Soruların ardı arkası kesilmez. Bu nedenle işin hamaset kısmından biri çıkartıyor, mali-teknik yönleri değil.

Yapılandırma Kanal İstanbul projesinin akla yatan bilimsel ve rasyonel hiçbir izahı olmamasının nedeni de bilen iktidar sağlam ve ikna edici. Kamuoyu araştırmasında, toplumun yüzde 72,4’ünün Kanal İstanbul projesine karşı olduğu tespit edilmiş. Bilime ve akla uymayan projelere toplumun içindir ikna etmenin imkânsızlığını bilen siyasetçi bu, kolay ikna edeceğini bildiğiniz kesimlerin anladığı ve beklediği dilden savunur projesini ve “isteseler de istemeseler de ayrıntılıız!”Der, bitirir. Erdoğan belli ki bu duruşmayı düşünün. İktidarın umudu, onun zaman iş gören kutup siyasetindedir yine!

SORULAR VE PRATİK YANITLARI

Toplumun önemli kesimi akıltı sorular sormaz hale gelince (getirilince) geri duygularına seslenerek desteklerinin devam ettirilmesi seçeneği kalmaktadır. İktidar toplumun refahını ve mutluluğunu artıramasa da. Bunun için dünyada dünyasında anlamlı olacak açıklama ve düşüncelerin düzenli olarak üretilmesine ihtiyaç vardır.

Olur da toplumun değişik kesimlerinden değişik sorular ve yakınmalar gelirse, yönetenlerin bir takım işe yarar pratik yanıtlara ihtiyacınızda. Çeşitli nedenlerle, bunların gerçek nedenleri ve iktidarın gereklilikleri izah şekillerini bir sonraki yazımda ele alacağım.

Bu yazıyı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir