http://yurtgazetesi.com.tr ve http://toplumsal.com.tr haber sitesi yazarı "Evrim ve Bitmeyen Kapışma" ile "Eğitimde Çöküş - İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları" yazarı

“EVRİM VE BİTMEYEN KAPIŞMA”

KİTABIN “SONSÖZ” BÖLÜMÜ

Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. Evrimsel biyoloji 21. yüzyılda yaşam bilimlerinin en hızlı gelişen alanlarından biridir. Evrim basit bir hipotez değildir. Kanserle mücadeleden robotiğe, nanoteknolojiden ekosistemlerdeki madde dönüşümüne, tıp ve eczacılıktan doğanın korunmasına kadar çok çeşitli alanlarda sürdürülen uygulamaların temelini oluşturan veya bunlara ilham kaynağı olmuş bir kuramdır. Evrim birçok alanda katma değeri yüksek buluşlar evrimsel biyoloji bilim dalının bulgularına dayanmaktadır.

Türkiye kamuoyundaki yaygın bir görüşün aksine günümüzde yaşam bilimleri alanında dünyada evrim konusunda herhangi bir belirsizlik veya tartışma bulunmamaktadır. Canlıların ortak kökeni, mutasyon ve doğal seçilim yoluyla zaman içerisinde değişiklikleri temel birer olgu olarak kabul edilmektedir.

EVRİM KURAMI BİLİMİN EN ÖNEMLİ KURAMLARINDANDIR

Evrim kuramı temel bilimlerde yaygın olarak kabul gören Atom Kuramı, Görelilik Kuramı veya Kinetik Kuram gibi, yaşadığımız evreni bilimsel olgularla açıklayan en önemli kuramlardan birisidir. Bu kuram, günümüzde “hücre kuramı” gibi yaşam bilimlerinin en temel paradigmaları arasındadır. Bilim dünyası bu konuda tartışmayı çok yıllar önce bıraktı. Sadece evrim sürecinin mekanizmaları konusunda bazen farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz. Evrim teorisi karşıtı olarak yakın zaman önce ortaya sürülen ve ülkemizde de 1985’den sonra Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitaplarına sokulmuş olan “Yaratılış” ve “Akıllı Tasarım” teorilerini onayabilecek, bilimsel sınama ve testlerden geçmiş hiçbir dayanağın olmadığını kitabımızda tüm kanıtları ile ortaya koymaya çalıştık.

Evrim kuramının kuşkulu olduğu veya bilimsel olmadığı görüşüne sahip ve bu sebeple okullarda eğitiminin yasaklandığı iki ülke bulunuyor dünyada, birisi Suudi Arabistan, diğeri maalesef ki Türkiye. Türk eğitim sisteminin başarısızlığı artık (başta PISA araştırması olmak üzere) evrensel ve ulusal tüm objektif verilerle ortaya konulmaktadır. Başta internete ulaşım olmak üzere yasaklarla, kısıtlamalarla bir yere varılamaz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önüne engeller konulmakla bilimin ve gelişmenin önü sonsuza kadar kesilemez. Bu kitabın yazımı aşamasında 2017’de internet yasakları devam ediyor. Dünyanın en zengin içeriğine sahip İnternetin özgür ansiklopedisi wikipedia sitesine Türkiye’de ulaşım mahkeme kararı ile engellenmiş durumdadır. Bu yasaklar sürdürülebilir bir durum değildir. birtakım “ulusal güvenlik” gerekçelerinin arkasına sığınılsa da ülkenin bilime, özgür araştırma ve düşünceyi ifadeye bakışının önemli bir göstergesidir.

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ EVRİM KURAMINI YOK SAYMAKTADIR

Türkiye’de evrim konusuna siyasal iktidarlar (kitabımızda uzun uzun izah edilen sebeplerle) olumsuz bakmaktadır. bu durum ne yazık ki ülkenin bugünü ve geleceği açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Ülkenin ekonomik kalkınması ve halkın refahı ancak çok ciddi şekilde rasyonel eğitim planlamalarıyla, geleceğe dönük proaktif projelerle gerçekleşebilir.Bu çabaların başarısı da özgür bilimsel düşüncenin desteklenmesi ile olur.

Eğitimin bu temellerde ele alınması ile şarttır. Her anlamda çok sıkı rekabetin yaşandığı küreselleşmiş ekonomik sistem içinde  ülkemiz hak ettiği yeri alamamaktadır. Artık kaçırılacak fırsatlara, kaybedilecek onyıllara tahammülümüz yoktur. Bilimsel ve laik eğitimden inanç temelli düşünce sistematiği sebebiyle uzak durmak yanlıştır. Bu durum bugünkü ve gelecek kuşakların mutluluğuna ve refahına telafi edilemez zararlar vermektedir.

97 sene önce yoksul, yorgun ve tükenmiş bir imparatorluk iken yönü bilime, aydınlığa, özgürlüğe dönük taze bir Cumhuriyet kuruldu. Bu hedefe dönük kısa zamanda çok ciddi atılımlar gerçekleşti. Bunları yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının emanetine sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Atatürk’ün gelecek kuşaklara emanet ettiği bu genç Cumhuriyet’in bu doğrultudan sapmamalıdır. Biraz yavaşladığımız bu uzun yürüyüşe koşarak devam etmemizden başka çare, yol ve yöntem yoktur. Bilimin ve özgür düşüncenin aydınlattığı bu yol dışındaki tüm yol ve yöntem arayışları boştur. Diğer yolların her seferinde ülkeyi çok olumsuz noktalara taşıdığı defalarca kanıtlanmıştır.

İNANÇLAR BİLİME ENGEL OLMAMALIDIR

İnançlar konusu ülkemizde anayasal laiklik çerçevesinde korunma altındadır ve burada saygın konumunu korumalıdır.Bu çerçevede, ülkenin kurumları, bugünü ve geleceği cemaatlere ve inanışlara teslim edilemeyecek kadar önemlidir.

Biz bu kitabımızda insanlık bilgi birikiminin ve bilimin ulaştığı tarihsel önemde çok özel bir keşiften olan evrim kuramından bahsettik. Bu kuramın kanıtlarını ortaya koymaya çalıştık. Tüm objektif  kanıtlara karşın, bilgiye ve olgulara ısrarla sırtını dönen inatçı ve örgütlü kör cehalete karşı bilim henüz bir çözüm bulamadı ne yazık ki.

Saygı ve sevgiyle.

Bu yazıyı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir